Akşam yemekli tekne turu, insanların salı günü çarşamba için rezerve ettiği şeylerden biri: bir fiyat, bir kalkış saati okunur, gerisine bakılmaz. Genelde de sorun çıkmaz. Ama akşamın bir şekli var ve o şekli bilmek küçük kararları değiştiriyor: otelden ne zaman çıkacağın, önceden yemek yiyip yemeyeceğin (yeme), teknenin hangi tarafına oturacağın, ve elindeki hırkanın bir yük mü yoksa son saati keyifli kılan şey mi olacağı.
Aşağıdaki, bizim kendi seferimiz — dürüstçe, olduğu sırayla.
Bir bakışta akşam
- İskele
- Kabataş İskelesi, Beyoğlu — T1 tramvay durağına yürüyerek bir dakika
- Kapılar
- 20:00
- Kalkış
- 21:00, yılın her gecesi
- Dönüş
- Kabataş'a yanaşma 23:45 ile gece yarısı arasında
- Fiyat
- Kişi başı €24.30, her şey dahil — ödeme teknede, öncesinde değil
Otelden çıkmadan önce
Akşamın başlangıcının sakin mi yoksa tramvay hattı boyunca koşturmaca mı olacağını iki şey belirliyor.
Birincisi, iskele tekne demek değil. Kabataş çalışan bir aktarma noktası — tramvaylar, otobüsler, Taksim'den inen füniküler, Anadolu yakasına giden vapurlar — ve bizim kalktığımız rıhtım bütün bunların biraz ötesinde. Google Haritalar seni Kabataş'a dediği sürede götürür. Son iki yüz metre ve karanlıkta kalabalık bir kıyının küçük kargaşası için on dakika ekle.
İkincisi, Boğaz kendi havasını kurar. Suyun üstünde, hızla giderken, hava karardıktan sonra, geride bıraktığın sokaktan birkaç derece daha serindir. Temmuzda bu akşamın en iyi yanı. Martta ise açık güvertede bir saat geçirmekle beş dakika geçirmek arasındaki fark. Öğleden sonra gereksiz gibi görünse de bir kat fazla al. Salon ısıtmalı ve iki duvarı da panoramik cam, yani kimse dışarı çıkmak zorunda değil — ama fotoğraflar güvertede.
Önceden yemek yeme. Yemek gerçekten bir yemek: on çeşit soğuk meze, sıcak börek, kendi seçtiğin bir ana yemek ve tatlı. Geç öğle yemeği yiyen misafirler yarısını bırakıyor. Gününü ona göre planlamak istersen menünün tamamı burada.
20:00 — kapılar açılıyor
Biniş, kalkıştan önceki tam bir saat boyunca sürüyor ve o saat dolgu değil. Dört yüz kişi on dakikada oturtulamadığı için var; bir de ekip isimleri listeyle hızlı değil yavaş karşılaştırmayı tercih ettiği için.
İskelenin başında rezervasyonun teyit ediliyor ve masana götürülüyorsun. Masalar önceden atanıyor, kapışılmıyor — iki kişi de olsan on dört kişilik bir grup da olsan, yerler rezerve ettiğin andan itibaren senin adına tutuluyor. Kimse elinde tabakla oturacak yer aramıyor.
Saatin başında gelirsen, tekne hâlâ bağlıyken güvertede geçen yirmi dakika sessiz sedasız gecenin daha iyi kısımlarından biri. Boğaz o saatte hareketli: Üsküdar'a geçen vapurlar, Anadolu yakasındaki tepelerden çekilen son ışık, iskeleden kuzeye uzanan Dolmabahçe duvarı. Bütün akşam boyunca manzaranın sabit durduğu tek an.
Motorlar çalışmadan sofra doluyor
Bu insanları şaşırtıyor. Meze servisi tekne hâlâ iskeledeyken başlıyor; halatlar çözüldüğünde masada zaten on çeşit soğuk tabak oluyor: yoğurtlu ve otlu mezeler, bulgur, fasulye ezmesi, mevsim salataları ve mutfakta o hafta ne varsa. Ortak tabakta, paylaşmalı geliyor.
Bunun pratik bir sebebi var, bir de daha iyisi. Pratik olanı, dört yüz kişilik servisin kalkıştan sonra sıfırdan yapılamaması. Daha iyisi ise tempoyu kurması: daha hiçbir şey başlamadan yiyip sohbet ediyorsun, dolayısıyla kalkış sana rağmen değil, etrafında oluyor.
Alkolsüz içecekler — su, kola, meyve suyu — herkes için, bütün gece, sınırsız ve dahil. Temel fiyatın kapsamadığı tek şey alkol. İstersen içki paketi kişi başı €10 karşılığında iki kadeh: bardaki şarap, bira, rakı, votka, viski, cin ve diğerlerinden seçiyorsun. Ya da bardan tek kadeh alabilirsin. Kimse ikisini de sana dayatmıyor.
21:00 — halatlar çözülüyor
Tekne dokuzda kalkıyor, ve dokuzda kalkıyor. Bu yazının en işe yarar cümlesi bu: kalkış saati yaklaşık değil, ve 21:05'te hâlâ rıhtımda yürüyen bir misafir, akşamının kendisiz gidişini seyreden bir misafirdir.
Bu arada, aynı gün rezervasyonu tam 21:00'a kadar kabul ediliyor — sekiz buçukta boş masa varsa senindir. O, elinde zaten olan bir masaya geç kalmaktan başka bir şey.
İlk on beş dakika Avrupa yakası boyunca kuzeye gidiyor: Beşiktaş ve stadyum ışıkları, sonra Dolmabahçe Sarayı, sonra Çırağan. Binalar sahneden çok ilgini çekiyorsa dışarıda olunacak bölüm burası. Hangisinin ne olduğunu ve hepsinin neden suya dönük olduğunu ayrıca yazdık.
Ana yemek ve hangi camı istemeli
Yol alınmaya başlandıktan sonra ana yemek mevsim salatası ve garnitürüyle geliyor. Her misafir rezervasyonda birini seçiyor ve çiftler sık sık iki farklı şey söyleyip değiş tokuş ediyor: ızgara somon, ızgara levrek, tavuk şiş, dana şiş ya da tam bir vejetaryen tabağı.
Teknenin hangi tarafı daha iyi diye soruluyor. Dürüst cevap: hiçbiri, ve rotanın bütün mantığı bu. Gidiş Avrupa yakası boyunca, yani saraylar solunda yakın; ikinci köprüyü geçtikten sonra tekne dönüp Anadolu yakasından geri iniyor, yani Anadolu Hisarı, Beylerbeyi ve Üsküdar öbür tarafta yakın kalıyor. Nereye oturursan otur, bir saat bekle, iyi taraf senin tarafın oluyor. Salonun camları iki duvar boyunca uzanıyor ve sahne her masadan görünecek şekilde konumlandırılmış.
Gösteri, oturduğun yerden
Sahne programı yemek sürerken akıyor. Bu bilinçli ve ilk kez gelen misafirlerin kafasında en çok yanlış kurgulanan şey: ara yok, ışıkların kısılıp bir tiyatroya yürünmesi yok. Olduğun yerde kalıyorsun, yemek gelmeye devam ediyor, salon aralarda sahneye dönüyor.
Dört perde, kasıtlı bir sırayla — önce semazen, kendi ağır temposunda; sonra Anadolu ve Kafkasya'nın halk dansları; sonra salonun el çırpmaya başladığı Oba Dombra ritmi; sonra gecenin en gürültülü anı olan oryantal. Ne izlediğini bilmek istersen — özellikle semazen bilmekle çok kazanıyor — programı perde perde ayırdık.
Küçük bir tavsiye: telefonu bırakılacak perde semazen. Dört dakika sürüyor, eğlenceden önce dini bir tören ve hareket eden bir salonda iyi fotoğraf vermiyor.
Tatlı, DJ ve açık güverte
Tatlı — sıcak servis edilen irmik tatlısı, Boğaz'ın klasiği — gösteri kapanırken geliyor ve aynı zamanda bir işaret. Işıklar değişiyor, DJ devralıyor, üstüne canlı saksofon biniyor ve akşam ikiye ayrılıyor.
Teknenin bir kısmı dans etmek için açık güverteye çıkıyor. Geri kalanı masasında kadehiyle şehri seyrediyor ki bu da gayet saygın bir tercih ve herhangi bir gecede aşağı yukarı yarısı. Kimse dans etmeye ya da yer değiştirmeye zorlanmıyor. Az önce aldığın kat kendini burada ödüyor.
Bu arada fotoğraf için de en iyi saat. Dönüş, sudan aydınlatılmış Beylerbeyi ve Üsküdar'ın önünden geçiyor, arkanda köprü renk değiştiriyor ve tekne bir telefonun kareyi tutabileceği kadar yavaş gidiyor.
23:45 — son yirmi dakika
Dönüş Kuzguncuk'un ve Kız Kulesi'nin önünden geçiyor — kulenin ışıklandırmasını düzgün görecek kadar yakın, kartpostaldaki şey olarak kalmasına yetecek kadar uzak — ve sonra pruvada Kabataş beliriyor. Yanaşma her gece 23:45 ile gece yarısı arasında.
O saatte tramvay durmuş oluyor. İskelede taksiler bekliyor, Sultanahmet'e ya da Taksim'e yolculuk kısa, ve kişi başı €5'lik otel transferini eklediysen seni alan şoför zaten orada. Bu şehirde hava karardıktan sonra bir yere nasıl gidileceğini çözmeye çalışıyorsan, İstanbul ulaşım rehberimiz neyin geç saate kadar çalıştığını yazıyor.
Pratik olan her şey, tek yerde
| Soru | Cevap |
|---|---|
| Ne zaman gelmeli | 20:00'den itibaren istediğin saatte. Güverteyi kendine ayırmak için 20:15'i hedefle. |
| Kıyafet | Şık günlük. Hangi ay olursa olsun güverte için bir kat fazla. |
| Ödeme | Teknede, nakit ya da kartla. Ön ödeme yok, kapora yok, online ödeme yok. |
| İptal | Kalkışa iki saat kalaya kadar ücretsiz — yani o gün 19:00. |
| Çocuklar | 0–3 ücretsiz · 4–9 €5 indirimli · 10 ve üzeri tam fiyat. |
| Ekstralar | İçki +€10/kişi · otel transferi +€5/kişi · romantik masa +€15. |
| Diller | Rezervasyon ve sorular WhatsApp üzerinden 32 dilde. |
Sık sorulanlar
Akşamın kendisi
Yılın her gecesi tek kalkış. Kapılar 20:00'de açılır, 21:00'de demir alınır, Kabataş'a dönüş 23:45 ile gece yarısı arasında. Yemek, Türk gecesi programının tamamı ve sınırsız alkolsüz içecek fiyata dahil; ödemeyi teknede yaparsınız ve kalkışa iki saat kalaya kadar ücretsiz iptal edebilirsiniz.